Bölümler

Hukuk Bölümü (Nedir? Zor Mu? Ne İş Yapar? Maaşları)

Günümüzde her yıl milyonlarca öğrenci üniversite sınavlarına katılarak belirli bir başarı puanı sağlıyor ve bu puan neticesinde yapacakları tercih ile mesleklerini seçiyor. Seçilen mesleğin bir ömür yapılacağı da düşünüldüğü zaman öğrenciler genellikle tercih dönemlerinde tedirgin ve korku dolu oluyorlar. Özellikle Hukuk Fakültelerini tercih etmek isteyen adaylar çevrelerinden edinmiş oldukları bilgiler ve rivayetler eşliğinde daha çok tedirgin oluyor hatta gözleri korkuyor diyebiliriz.

Hukuk Fakültesi bilindiği üzere zorluklar ile okunan ve mezun olunan bir fakülte olmakla beraber ön yargılar bir kenara konulup mantık çerçevesinde karar verildiğinde çok daha sağlıklı sonuçlar ortaya çıkabilmektedir. Biz de bu makalemiz ile sizlere üniversite süreci ve meslek hakkında bilgiler vererek daha sağlıklı bir tercih dönemi ve mutlu bir iş hayatı sunmayı amaçlıyoruz.

Öncelikle “HUKUK FAKÜLTESİ NEDİR?” Şeklinde bir soru ile başlayarak öncelikle fakülte sürecini inceleyelim.

HUKUK FAKÜLTESİ NEDİR? HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER

Hukuk programının amacı toplumda bireylerin birbirleri ile ya da bireylerin devlet ile yaşamış olduğu uyuşmazlıkların çözümü noktasında görev yapacak kişilerin yetiştirilmesidir. Hukuk fakültelerinden mezun olanların genellikle avukat, hakim ve savcı olarak görev yaptığı sıklıkla görülse de hukuk fakültesi diplomasına sahip kişiler bu mesleklerin dışında birçok farklı mesleği de icra edebileceklerdir. Örneğin; hukuk fakültesi diplomasına sahip kişiler arabulucu, noter ya da kamu kurum ve kuruluşlarında uzman olma imkanına da sahiptir. Hukuk fakülteleri aynı zamanda meslek ifasında birçok alan bulunması sebebiyle de tercih edilmektedir.

Ülkemizde hukuk fakültelerinde 4 yıllık lisans eğitimi veriliyor olmakla beraber bu eğitim süresince zorunlu ve seçmeli dersler bulunmakta ve mezun olmak için bu dersleri başarı ile tamamlamak gerekmektedir. Zorunlu dersler tüm fakültelerde ortak olarak görülen dersler olup seçmeli dersler üniversitelerin akademisyen kadrolarına göre değişkenlik göstermektedir. Ceza Hukuku, Borçlar Hukuku, Ticaret Hukuku, Devletler Özel Hukuku gibi dersler genel alan dersleri her fakültede görülen zorunlu dersler kapsamındadır. Hukuk Fakültesinden mezun olan her bir kişinin bu konular hakkında mutlaka bilgi sahibi olması gerektiğinin kabulü ile zorunlu dersler oluşturulmuştur. Avukatlık Hukuku, İnfaz Hukuku, Fikri ve Sınai Haklar Hukuku, Spor Hukuku gibi alt alanlar ise fakülte bazında değişkenlik göstermekle beraber seçmeli ders olarak eğitimi verilir.  

KİMLER HUKUKÇU OLABİLİR?

Hukuk mesleği yüksek bir disipline ve çalışma azmine sahip olunması gereken bir meslektir. Dinamik ve insan kaynaklı bir meslek olması sebebiyle sürekli olarak araştırmayı ve çalışmayı gerektirir. Kanunlar ve içtihatlar günün gerekliliklerine göre sürekli olarak değişip düzenlenmektedir. Değişimleri takip etmeyen hukukçular bu alanda başarılı olamazlar. Tüm bu değişimler hem üniversite hayatında hem de meslek hayatında son derece titiz olarak takip edilmelidir. Bu takip gerekliliği de yoğun bir çalışmayı gerektirir. Tüm bu sebeplerle hukuk alanını seçecek kişilerin çalışmayı seven hem üniversite hayatında hem de mezuniyetin ardından iş hayatında yoğun bir şekilde araştırma yapabilecek kişilerden olması gereklidir. Aynı zamanda sürekli olarak insanlar ile muhatap olunacağı için mesleğin icrasında son derece sabırlı ve anlayışlı olmak şarttır.

Ülkemiz Hukuk Fakültelerinde genel olarak teorik eğitim verilmektedir. Ancak öğrencilerin mezuniyetin ardından iş hayatına atılması ile pratikte öğrenilen bilgilerin uygulanmasının ne kadar farklı olduğunu görmeleri uzun zaman almayacaktır. Teorik ve pratik bilgilerinin birleştirilmesi ve uygulamaya konulması zor olduğundan meslek başlangıçlarında (avukatlık, hakimlik ve savcılık gibi) genel olarak staj eğitimi öngörülmüştür. Yani hukuk fakültelerinden mezun olan kişiler öncelikle minimum 1 yıl olarak belirlenen staj eğitimine devam ederler.

Hukuk mesleğini icra edebilecek kişinin temelde sahip olması gereken iki özellik vardır. Bunlardan ilki hitabet ikincisi rasyonel düşünebilme yeteneğidir.

Bir hukukçu insanlarla iletişim kurmasının yanı sıra mahkemelerde, kamu kurum ve kuruluşlarında da görev alabilecek ya da görevini ifa ederken mahkeme ile kamu kurum ve kuruluşları ile de bağlantı sağlayabilecektir. Özellikle hukuki durumu daha iyi izah edebilmesi, gerektiği zaman savunma yapabilmesi için güzel bir hitabete haliyle iyi bir Türkçe bilgisine sahip olmaları gereklidir.

Medeni Hukuk Profesörü Turgut Öz’ün de defalarca söylediği üzere “Hukuk matematiğin sayılar yerine kelimelerle bezenmiş halidir.”  Bu cümleden de anlaşılacağı üzere bir hukukçu rasyonel düşünme yeteneğine sahip olmalı ve somut olayı bu şekilde tahlil etmelidir. Tüm bunların yanı sıra daha önce söylediğimiz gibi çalışmayı seven ve hafızası güçlü insanların bu mesleği tercih etmesi mesleğin zorluklarını kendi adlarına bir nebze azaltacaktır.

HUKUK FAKÜLTESİ ZOR MU?

Hukuk Fakültesi eğitiminin zor olup olmadığı herkes tarafından merak edilen bir husustur. Bu konu üzerinde bu kadar fazla merak var iken haliyle birçok rivayet de dilden dile dolaşmaktadır. Samimiyetle söylemek gerekir ki hukuk fakültesi eğitimi diğer pek çok fakültenin eğitiminden apayrı bir eğitimdir. Hukuk doktrini içerisinde özellikle birden fazla farklı görüşün de bulunması bu zorluğun başlıca sebeplerindendir.

Hukuk Fakültesinden mezun olan bir kişinin Türk Hukuku konusunda asgari düzeyden çok daha fazla bilgi sahibi olması beklenmektedir. Bu nedenle de birçok farklı alanda eğitim verilmesi amaçlanmış ve her alanda hukukçu eğitilebilmesi için de ders sayısı oldukça fazladır. Ders sayısını fazla olmasının yanı sıra her bir ders kendi içerisinde büyük bir yoğunluğu barındırmaktadır. Örneğin ceza konusunda verilen dersler ile öğrencilere her bir suç tipini, bu suçların kim tarafından hangi koşullarda işlenebileceği, cezada artırım ve indirim olması gereken durumları ve bu durumlar mevcut olduğunda ne oranda indirim yapılacağı, cezasızlık sebepleri,  ceza alınması durumunda bu cezanın hangi süre ile ne koşullarda infaz edileceği gibi önem arz eden her konu anlatılmaktadır.

Hukuk Fakültesinde öğrencilerin kendilerine alt bir alan seçmeleri mevcut sisteme göre mümkün değildir. Mesela bir kişi “Ben Ceza Avukatı olmak istiyorum sadece bu konulara hakim olmalıyım” dese bile bunun mümkün olmadığını görecektir. Hukuk alanı birbirinden ayrı alt alanların bile yeri geldiğinde birbiri ile temas ettiği bir alandır. Bu nedenle de bir hukukçunun her konuda bilgi sahibi olması gerekmektedir. Belirli bir alt alanda yoğunlaşarak çalışmak faydalı olmakla beraber diğer alt alanlardan kopmak asla mümkün değildir.

Hukuk Fakültesinde yapılan sınavlar olan vize ve finaller de diğer fakültelerin sınav sistemlerinden oldukça farklıdır. Okul bazında değişiklik gösterebilmekle beraber “test usulü” bir sınava hukuk fakültelerinde rastlamak pek mümkün değildir. Hukuk fakültesi mezunu kişilerin ister avukat olsun ister hakim ya da savcı muhteşem bir muhakeme ve yorumlama kabiliyetine sahip olmaları gerekmektedir. Bu yeteneğin de hukuk fakültelerinde pekiştirilmesi amaçlanmıştır. Sınav sistemleri de bu amaca yönelik olarak oluşturulmuştur.

Kimi fakültede 1 dönem içerisinde 1 vize ve 1 final yapılarak derslerin yılda 2 döneme bölündüğü görülse de ( Gazi Üniversitesi, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi gibi..) bazı fakültelerde de yıl içerisinde 1 vize ve 1 final yapılarak ( Ankara Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi) gibi dersler yıllık olarak verilmektedir.

Genel olarak hukuk fakültelerinde devam zorunluluğu aranmamaktadır. Ancak derse devam konusunda karar daha çok ders hocalarının inisiyatifindedir.  Hukuk Fakültesindeki derslerin iki yönü bulunmaktadır. Bunlardan ilki konu ile ilgili bilgilerin verildiği temel derslerdir. İkincisi ise pratik dersleridir. Pratik derslerinde öğrenciye örnek bir olay metni verilir. Bu olay metni ışığında bazı soruları cevaplamaları kendilerinden beklenir. Dava dilekçesi yazılması istenebilir ya da davanın seyrine göre nelerin oluşabileceği, bu olayın hangi kanun maddesi ile ilişkilendirilebileceği sorulur. Pratik derslerinin amacı bir yandan sınavlara hazırlık olmakla beraber bir yandan hukuk fakültelerindeki ders içeriklerinin teorik kapsamlı olması nedeniyle bunların pratiğe dökülebilmesinin sağlanmasıdır.

Hukuk fakültelerindeki sınavların diğer fakültelerdeki sınavlardan farklı olduğunu daha önce belirtmiştik. Nadir olmakla beraber test usulü sınavlar görülebileceği gibi genellikle fakültelerde sadece seçmeli derslerde bu sınav şekli benimsenmektedir.  Bunun yanı sıra özellikle ana derslerde ( Borçlar Hukuku, Miras Hukuku, Ceza Hukuku, Aile Hukuku gibi..) sınavlar pratik derslerde çözümlenen olayların benzeri niteliğinde olmaktadır. Bu nedenle öğrencilerin pratik derslere katılımı oldukça önemli ve faydalıdır.

Hukuk fakülteleri sınavlarında öncelikle öğrencilere örnek bir olay metni verilir. Bu olay ortalama 1-2 uzunluğundadır ve oldukça dikkatli okunup önemli yerlerin çözümlenmesi gereken olaylardır. Aslında bu olaylar hikaye gibi bir anlatımları olması sebebi ile çok basit çözümlenecek gibi dursa da oldukça karmaşıktır. Çünkü her cümle içerisinde belli başlı anahtar kelimeler ve olaylar mevcuttur. Öğrencilerden bu cümleler içerisindeki gizli ayrıntıların bulunması ve çözümlenmesi beklenir. Şayet bunlar bulunamaz ise hukuk fakültelerinde sıklıkça görülen “9 sayfalık cevap kâğıdı verdim ama sınav notum 17” gibi cümleler duyulmaya başlanacaktır. Çünkü burada hocaların istediği olayı uzun uzun çözümlemeniz değildir. Anahtar kelimelerin bulunduğu kısımlara yönelik yazdığınız yazı doğru ise kısa bile olsa yüksek puan almanız mümkündür. Bu nedenle sınavda olay okunurken en ince ayrıntısına kadar düşünülmeli asıl görünenin ardında saklı olan bulunmaya çalışılmalıdır.

Hukuk fakültelerinde ders geçme notu her fakülte bazında değişmektedir. Bazı fakültelerde çan sistemi belirlenmiştir. Çan sistemine göre o sınıftaki tüm öğrencilerin sınav notları toplanarak öğrenci sayısına bölünür ve sınıfın başarı ortalaması belirlenir. Ortaya çıkan bu başarı notu dersin geçme notudur. Öğrenciler en düşük geçme harfi olan C harfi ile bu ortalamaya sahip ise dersi geçebileceklerdir. Daha yüksek harf notlarının sınırlarının belirlenmesi ise ders hocalarının inisiyatifindedir.

Bazı fakültelerde ise geçme notu en başta belirlenir. Bu durumda zaten ilk derste öğrenciler hocaları tarafından uyarılmakta ve bilgilendirilmektedir. Bazı derslerde ise derse devam zorunluluğu aranmıyor olsa da öğrencinin derse devam durumuna göre sınav notuna puan ekleme yoluna gidildiği görülmektedir. Bu sebeple derslere devam hususu hem derslerin daha iyi öğrenilmesi hem de daha başarılı bir nota sahip olunması noktasında oldukça önemlidir.

Hukuk alanı kitaplardan okunarak öğrenebilecek, ezberlenecek bir alan değildir. Halk arasında her ne kadar hukuk fakültesi öğrencilerinin kanunları ve kitapları ezberlediği düşünülse de bu düşünce kesinlikle doğru değildir. Hukuk kitaplarından ve derslerinden edinilen bilgi ışığında öğrenilen tüm bu bilgilerin olay üzerinde tartışılması gereklidir. Çünkü daha önce de söylendiği üzere hukuk alanı teorik bilginin yanı sıra uygulamada pratik bilgiye dayalı bir alandır. Bu sebeple de öğrencilerin mutlaka derslere devam zorunluluğu aranmıyor olsa bile derslere devam etmesi gerekmektedir.

Hukuk fakültesi yoğun bir çalışmayı gerektirir bir fakültedir. Kütüphanelerde sabahlayan hukuk öğrencilerinin sıklıkla görülmesi de tam da bu sebepledir. Yoğun çalışma gerekliliği sadece fakülte zamanında değil çalışma hayatında da devam edecektir. Bu yüzden hukuk fakültesini kazanmak her şeyin bittiği anlamına gelmemekle beraber sadece gerçekten çalışmayı seven ve bundan haz duyan kişilerin bu fakülteyi tercih etmeleri önerilir.

HUKUK MEZUNLARI NE İŞ YAPAR?

Hukuk Fakültesinden mezun olanlar birçok farklı mesleği yapma imkana sahiptir. Bunlardan en çok bilinen ve tercih edilenleri;

  • Avukatlık,
  • Hakimlik ve
  • Savcılıktır.

Ancak Hukuk Fakültesinden mezun olanlar hem günümüzde avukat sayısının oldukça artmış olması hem de hakim ve savcılık mesleğinin zorlukları sebebiyle başka meslek dallarına yönelmeyi de tercih etmektedirler. Bunlardan başlıcaları ise;

  • Akademisyen,
  • Noter,
  • Uzman ve Müfettiş,
  • İcra Müdürü,
  • Danışmanlık ve Hukuk Müşaviri ile
  • Kaymakamdır.

BÖLÜMÜN ZORLUKLARI NELERDİR?

Hukuk alanı dinamik bir alan olması sebebiyle zor bir alandır. Hem geçmiş düzenlemelere hem de mevcut kanunlara hukuk fakültesi öğrencilerinin hakim olması şarttır. Ayrıca somut olayın çok iyi bir biçimde tahlil edilmesi de zorunludur.

Hem ders sayısı ve yoğunluğu hem de güncel hukuk kurallarının bilinmesi gerekliliği hukuk fakültesinin başlıca zorluklarındandır.

Hukuk alanı yoruma oldukça açık bir alandır. Bununla beraber günün şartlarına, insanların ihtiyaçları sürekli değişkenlik gösterdiği için kanunlar da sıklıkla değişime uğramaktadır. Ayrıca Yargıtay kararları da hukuk alanına ışık tutmakla beraber yine günün şartlarına göre değişkenlik gösterebilmektedir. Bir hukukçunun hem kanunlara hem doktrine hem de kararlara hakim olabilmesi şarttır. Çünkü bir hakkın bugün talep edilebiliyor olması yarın da mutlaka talep edilebileceği anlamına gelmemektedir. Hukukçu bunu en iyi bilen insan olduğu için de sürekli araştırma yapar ve bilgilerini günceller. Bu da yoğun bir çalışma ve heves gerektirir.

BÖLÜMÜN İŞ VE STAJ OLANAKLARI

Hukuk Fakültesi mezunları günümüzde kolaylıkla iş bulabilmektedir. Her ne kadar her sene birçok kişi mezun oluyor olsa da iş alanının çokluğu sebebiyle mezunlar iş bulmakta pek zorlanmamaktadır. Hatta üniversite eğitimi sırasında kişisel gelişimine önem veren, sertifika sahibi, yabancı dil bilen bir kişi iseniz iş bulma şansınız daha yüksek olacaktır. Yabancı dil hukuk alanında kişinin birçok farklı iş imkanı bulmasına da kapı açmaktadır. Ana dil seviyesinde bilinen İngilizce sayesinde uluslar arası hukuk danışmanlık şirketlerinde çalışabilmek mümkün olacaktır.

HUKUK BÖLÜMÜNÜN GELECEĞİ

Hukuk alanı bireylerin birbirleri ile ve devletle olan ilişkilerindeki uyuşmazlıkları çözmek için görevlendirilecek kişileri yetiştirdiğinden aslında insan olduğu sürece hukuk da olacaktır diyebiliriz. Adalet bir ülkenin olmazsa olmazıdır. Bu sebeple hukuk alanı tükenebilecek bir alan değildir. Hukuk fakültesini tercih etmek isteyen adaylar mesleğin geleceği hakkında kaygılardan uzak olabileceklerdir.

HUKUK BÖLÜMÜ YENİ MEZUNLARI NE KADAR MAAŞ ALIRLAR?

Hukuk Fakültesi mezunları kamu kurum ve kuruluşlarına bağlı olarak avukatlık yapmayı tercih edebilirler. Bu durumda öncelikle KPSS’ye girmeli ve belirli bir başarı puanının üzerinde bir puan almaları gereklidir. Kamu kurumlarında avukatlık yapılması durumunda avukatın maaşı ortalama 4500 TL olabilecektir. Ancak bu rakam çalışılan kuruma bağlı olarak değişkenlik göstermekle beraber daha az ya da daha çok olabilir.

Özel sektörde avukatlık yapılması durumunda ise ne yazık ki maaşlar günümüzde meslek onuruna yakışmayacak derecede düşük.  Avukatlar bir ofiste çalıştıkları zaman maaşları değişkenlik göstermekle beraber ortalama 2500 TL civarında olacaktır.

  • 2018 yılında en düşük hakim savcı maaşları 7.569 TL’dir.
  • 1.Sınıf Kaymakam maaşı ise yine 2018 yılı için 9.651 TL’dir.

Hukuk bölümü hakkında uzun bir makale oldu. Umarım sizi yönlendirecek, bilgilendirecek bir yazı olmuştur. Olumlu olumsuz dönüşlerinizi yorumlarda bekliyoruz.

Bilgilendirme - 10

10

Genel Puan

Hukuk hakkında yazılan bu makale hakkında güzel oylarınızı bekliyoruz.

Yazı Değerlendirmesi: 4.7 ( 3 Kullanıcı Oyu)
En Uygun Fiyatlarla TYT AYT Hazırlık Kitapları için TIKLAYINIZ
En Uygun Fiyatlarla TYT AYT Hazırlık Kitapları için TIKLAYINIZ
Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir