Rehber Yazılar

Yabancı Dil Öğrenmek Neden Önemlidir?

Yeni bir dil yeni bir kültür demektir;

Her dilin farklı bir kültürü vardır ve bu nedenle de bir dili öğrendiğinizde bu dilin kültürüyle de iç içe olacaksınızdır. Bu durum da sizin ufkunuzun genişlemesini, olaylara daha farklı açılardan bakmanızı sağlayacaktır. Öğrendiğiniz dil ne olursa olsun bu dili öğrenme sürecinizde kendinize kattığınız ilk şey o dilin kültürüdür. Yeni bir dil size aynı zamanda yeni arkadaşlıklar ve hayatınıza yeni insanlar getirebilir.

Okuma ve yazma becerileriniz gelişir;

Eğer ufkunuzu açmak istiyorsanız bir dakika bile beklemeden ilginizin en çok yöneldiği dili öğrenmeye başlamalısınız. Dil, aynı zamanda yaşayan bir şeydir ve bu nedenle farklı bir dili öğrenirken kendi ana dilinizin de daha çok geliştiğini kelime dağarcığınızın kapasitesinin artmaya başladığınızı görürsünüz. Böylece bildiğiniz her dilde hem okuma hem de yazma becerileriniz siz farkında olmasanız da gelişir.

Özgüveniniz artar;

Farklı bir dili öğrenirken geçeceğiniz aşamalardan biri de bu dili konuşmaya çalışmaktır. Hatta bu aşama bu dili öğrenmenizde en etkili etken bile olabilir. Bu konuşmaya çalışma ve kendini ifade etme aşaması özgüveninizi de olumlu bir şekilde etkileyecektir. Konuşmayı tam anlamıyla başardığınızı gördüğünüzde kendi benliğinizdeki değişimin de farkında olacaksınız, artık daha rahat ve daha özgür bir şekilde düşüncelerinizi ifade edebiliyor olduğunuzu göreceksiniz.

Farklı sanat dallarında ulaşabileceğiniz ya da inceleyebileceğiniz eser kapasitesi genişler;

Eğer uluslararası olarak sanat, edebiyat, sinema tarzı alanlara ilginiz varsa bu alanlarda da ufkunuzun genişlediğini göreceksiniz çünkü dili öğrenme aşamasındayken bile yardımcı materyaller olarak filmleri, dizileri, romanları kullanacaksınız. Ne kadar çok okursanız ve dinlerseniz öğrenme hızınız o kadar artacaktır.

Karşınıza çıkacak iş olanakları artar;

Ayrıca eğer birden fazla dil biliyorsanız karşınızdaki iş olanakları artar, iş verenlerin bir dil daha fazla bileni işe alma olasılığı da daha yüksektir. Bunun nedeni ise yukarıda bahsettiğimiz ufkunuzun daha genişleyecek olması ya da özgüveninizin daha yüksek olacak olmasıyla ilişkilendirilebilir. Bu genel bir ilişkilendirmedir, daha detaylı olarak yapacağınız işe uygunluğunuzla arasındaki bağ da olabilir. Örnek olarak ticaret sektöründe bir iş düşünüyorsanız dünyanın önde gelen ülkelerinde konuşulan dilleri bilmeniz tercih edilir.

Farklı ülkelere seyahat etmekten kaçınmayı bırakırsınız;

Farklı bir dil öğrendiğinizde, farklı bir ülke görme isteğiniz de artacaktır ve bunun için olanakları daha dikkatli göz önünde bulunduracaksınız. Bu nedenle seyahat özgürlüğünüz daha kapsamlı bir noktaya ulaşmış olacak, gittiğiniz ülkede de iletişimi daha rahat sağlayabileceksiniz.

Eğitim hayatınız zenginleşir;

İş olanaklarının yanı sıra farklı bir dil bilmenin eğitiminize de katkısı olacaktır. Daha kapsamlı bir eğitim alarak daha başarılı ve iyi yerlere gelebilirsiniz. Yurt dışında okuma olanaklarını da aynı seyahat etme özgürlüğünüzün kapsamının artması gibi daha çok göz önünde bulundurabilirsiniz.

Beyininiz egzersiz yaparak daha genç kalır;

Farklı bir dil öğrenmek ya da birden fazla dil bilmek hafızanızın da daha güçlü kalmasını sağlar. Eğer bildiğiniz dilleri sürekli olarak kullanıyorsanız dil de sizle birlikte yaşar ve yeni kelimeler farklı cümleler ve kalıplar hafızanıza yerleşir. Bunları aynı anda hafızanızda tutmak da beyin gelişiminiz ve beyin egzersiziniz için bir avantajdır.

Dünyada En Çok Kullanılan 5 Dil Hangisidir?

Dünyada en çok konuşlan dil Mandarin Çincesi olarak belirlenmiştir. İkinci sırada ise konuşan kişi sayısından ziyade yaygınlığı ile göz önünde bulunan İngilizce gelir. İngilizce de Çince de Birleşmiş Milletlerin 6 resmi dilinden biridir. Bu nedenle uluslararası iletişim dilleri olarak kabul gördükleri için özellikle İngilizceyi konuşan insan sayısı ya da ikinci dil olarak edinmiş olan insan sayısı çok fazladır.

Dünyada en fazla konuşulan 5 dil şu şekilde sıralanır;

  1. Çince (Mandarin); tahmini olarak 1.000.000.000 kişi konuşmaktadır. Çin-Tibet Dil Ailesinden gelmektedir.
  2. İngilizce; tahmini olarak 427.000.000 kişi konuşmaktadır. Dünyada ikinci dil olarak en çok konuşulan dildir.
  3. İspanyolca; tahmini olarak 300.000.000 kişi konuşmaktadır. İngilizce ve Çince gibi Birleşmiş Milletlerin 6 resmi dilinden biridir.
  4. Hintçe; tahmini olarak 260.000.000 kişi konuşur. Hintlilerin resmi dilleri İngilizce’dir ana dilleri Hintçe’dir.
  5. Türkçe; tahmini olarak 220.000.000 kişi konuşmaktadır. Ural-Altay dil ailesinden gelen Türkçe, Orta Asya’da yaygın olarak konuşulan bir dildir.

Yerel olarak konuşulan dilleri, konuşulma yaygınlıklarını ve bunların sayılarını araştırmak isterseniz buradan daha ayrıntılı bir şekilde inceleyebilirsiniz; https://tr.wikipedia.org/wiki/Anadil_olarak_konu%C5%9Fulma_say%C4%B1lar%C4%B1na_g%C3%B6re_diller_listesi

Yabancı Dil Bilmeden Dünyayı Anlamak Mümkün Mü?

Öğrendiğiniz her dilde edineceğiniz ve ulaşabileceğiniz yeni bilgi sayısı artmaktadır. En basit kapsamda bakıldığında her dilin kültürü de farklı olduğundan farklı deyimler ve atasözleri içerir ve bunların genelde kendi ana dilinizde tam olarak karşılığı yoktur, fakat içerdiği anlam yine de size bir şey ifade edecektir. Bu tür bilgiler edinmek bile dünya üzerinde farklı kültürlerin bakış açılarını anlamak için önemli bir noktadır.

Dil sadece bir iletişim amacı olmak dışında duygu ve düşüncelerimizi de taşıyan bir araçtır, bu nedenle farklı bir dil bilmeden tam olarak o dili konuşan insanları anlamak pek mümkün değildir. Yüzeysel bir şekilde anlaşılır, fakat bu dili edindiğinizde kavramanız daha kolay ve çabuk olacaktır.

Akademik olarak da kişisel olarak da okumalarınızı yaparken sadece tek bir dile bağlı kalmak da sizin çalışmalarınızı kısıtlar ve böylece yine konuyu tam olarak anlamamış olursunuz. Çoğu insan “çevirisi var zaten” diye düşünür ancak bir yazının çevirisini okurken o yazıyı çeviren kişinin de bakış açısının bu yazıya yansıdığını düşünmez. Kısacası okuduğunuz ve gördüğünüz çeviriler hiçbir zaman saf olarak yabancı dilde yazanın düşüncelerini yansıtmaz.

Bu sebepler doğrultusunda yabancı bir dil bilmeden dünyadaki tüm insanlığı anlamak pek de mümkün görünmüyor. Olabildiğince kendimizi geliştirmek ve olabildiğince fazla farklı düşünceleri görmek istiyorsak bir o kadar da yabancı dil öğrenmemiz gerekmektedir.

Yabancı bir dil bilmeden yurt dışına gitmek yine size kendinizi orada yabancıyken daha da çok yabancı hissettirecek, karşılaştığınız insanları ya da gezdiğiniz yerleri tam olarak anlamamanıza sebep olacaktır. Akademik düşüncenin yanı sıra dil bilmemenin bu tarz dezavantajları da vardır. Tabi ki de yabancı dil bilmeden hiçbir yere gidemezsiniz diye bir kural yoktur, fakat başlıkta olan soruya bir cevap olarak bu şekilde gittiğiniz yerden pek bir şey anlamayabilirsiniz. Dil bilmek size eksi bir şey getirmez fakat dil bilmemenin dezavantajlarını yaşantınızda açık bir şekilde görebilirsiniz.

Evde İngilizce Nasıl Öğrenilir?

Dünyanın en çok konuşulan dillerinden biri olan ve aynı zamanda dünyada en çok öğrenilen yabancı dili olan İngilizceyi evde kendi kendinize pratik yaparak, belli gramer kurallarını öğrenip kelime ezberleyerek de öğrenebileceğiniz bir dil. Bunun nedeni alfabesinin Türkçe bilen birisi tarafından çabuk kavranabilir olması ve aynı zamanda karışık görünse de aslında yapı olarak kolay bir dil olmasından kaynaklıdır. Unutmayın ilk başladığınızda ve bilmediğinizde her şey en başta size zor gelir fakat vazgeçmemek gerekir.

Evde ve tek başınıza İngilizce öğrenmenin ilk kuralı istikrarlı bir şekilde çalışabilmektir. İstikrarlı bir şekilde çalışabilmenin yanında evinizin farklı yerlerine, odanıza olabilir ya da buzdolabının üzerine olabilir, bu gibi farklı yerlere küçük kağıtlara öğrendiğiniz pratik bilgileri yazıp gördükçe bakabilirsiniz. Ezberlediğiniz kelimeleri ve bu kelimelerin eş anlamlılarını da yazabilirsiniz. Bu şekilde gözünüzün önünde olan şeyi öğrenmeniz daha kolay olacaktır.

Evde eğlenceli bir şekilde İngilizce öğrenmek istiyorsanız gramer kurallarının yanında film ve dizi izleyip müzik dinlemeyi deneyin. Kulağınızın aşina olması açısından doğru bir şekilde yapıldığında kısa sürede etkisini göreceğiniz en iyi yöntemlerden biridir. Altyazılı bir şekilde filmleri dizileri izleyip kendinizi geliştirdikçe duyduğunuz diyalogları kaçırmamak adına İngilizce altyazılı olarak izlemeye başlayabilirsiniz.

Dinlediğiniz İngilizce şarkıların Türkçe çevirilerine bakarak kelime dağarcığınızı genişletebilirsiniz. Aynı zamanda bu şarkıları yazarak aklınızda daha iyi kalmasını sağlayabilirsiniz. Şarkıyla birlikte öğrendiğiniz kelimeler aklınızda daha iyi kalacaktır. Telaffuzunuzu geliştirmek için ise bu şarkıları kendi kendinize söyleyebilirsiniz. Zamanla alışarak çok kolay bir şekilde telaffuz ettiğinizi göreceksiniz.

Öğrendiğiniz yeni kelimeleri gramatik olarak sınıflandırabilirsiniz, ya da biraz önce yukarıda bahsettiğimiz gibi eş anlamlıları ile birlikte ezberlemeye çalışabilirsiniz. Bu şekilde yöntemler deneyerek kendi stratejinizi bulmalısınız. Metin okurken her bilmediğiniz kelimeye çok takılmamalı, fakat yeni öğrendiğiniz bir kelimeyi de cümle içinde kullanabiliyor olmalısınız. Her yeni öğrendiğiniz kelime için kendinize cümleler belirleyip kelimenin anlamının bu şekilde aklınızda kalmasını sağlayabilirsiniz.

Metin içindeki her bilmediğiniz kelime için detaylı bir çalışma yapıp sürekli sözlüğe bakarsanız bu çok verimsiz bir çalışma olur ve sonunda hiçbir şey öğrenmediğinizi sadece beyninizin yorulduğunu görürsünüz. Bazı kelimeleri atlayıp önemli gördüğünüz kelimeler için sözlük kullanmaya dikkat etmelisiniz.

Kitap ya da herhangi bir metni okurken aslında beyniniz o yazı içinde geçen noktalama işaretlerinin yerinden kelime yapılarına, gramer kurallarına kadar her şeyi hafızanıza kaydeder. Bu nedenle İngilizce öğrenmedeki en önemli aşamalardan biri ilk başlarda anlamasanız bile çok okumak. Zamanla anladığınızı ve cümle yapılarını kavradığınızı göreceksiniz. Dil edinimi ne kadar karmaşık bir mekanizma gibi görünse de aslında her şey çok kolay, istikrarlı bir şekilde kendi tekniklerinizi keşfederek çalışın ve beyninizin size sunduklarını görün!

Eğer İngilizce bir sınava hazırlanmıyorsanız ve tamamen iletişim becerileri üstüne İngilizcenizi geliştirmek istiyorsanız konuşma sırasında akıcılığınızı arttırmak amacıyla il olarak karşılıklı tanışma diyaloglarını öğrenmek, cümle yapılarını bilmek ve bunları kullanmak olacaktır. Bu noktada gramere takılmadan dinleyerek ve okuyarak bunları edinebilirsiniz.

Kelimelerde olduğu gibi çok kullanılan cümle yapılarını da küçük kağıtlara yazıp gözünüzün önünde tutarak aklınızda kalmasını sağlayabilirsiniz.

İngilizce selamlaşma diyaloglarını ve cümle kalıplarına buradan çalışabilirsiniz;

https://blog.getwordly.com/ingilizce-selamlasma-kaliplari-ve-diyaloglari/

Bu öğrendiğiniz cümle kalıplarını biriyle iletişime geçmeden önce kendi kendinize konuşarak tekrarlayıp telaffuzunuzu güçlendirebilirsiniz. Bunu ayna karşısında yaparsanız mimiklerinizi de görüş olacaksınız ve beyniniz diyalogları daha rahat kavrayacak.

Konuşarak telaffuzunuzu güçlendirmenin yanı sıra okuduğunuz ilgi çekici cümleleri yazarak da pratik yapabilirsiniz. Yazmak aklınızda kalmasını sağlayacaktır, İngilizce öğrenirken yazmaktan ve konuşmaktan korkmayın ve her zaman sorular sorun. Kendi kendinize sorduğunuz soruların cevaplarını bulmak için çaba sarf edin ve kendinizdeki gelişimi görün.

ÜniRehberi Mobil Uygulamasını İndirmek için TIKLAYINIZ

En Uygun Fiyatlarla TYT AYT Hazırlık Kitapları için TIKLAYINIZ

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir